Resident Evil 6 Filmi Hakkındaki Düşüncelerim

Yazıya geçmeden önce küçük hatırlatma yapmamda fayda var. Makalenin ilk kısımlarında hiç bir şekilde spoiler vermeyeceğim. Spoiler vermeye başlamadan önce ise uyarıda bulunacağım. bu arada film Racoon City ‘de geçiyor. Ünlü Racoon City

Aslında film hakkında söylenecek o kadar çok söz var ki fakat ben kısa tutacağım bu yazımı. Çünkü uzun uzun düşüncelerime söylememe gerek yok. Bu film olmamış arkadaşlar. Filmi tamı tamına 5 sene bekledik. Çıkan fragmanlar ile hipe ‘landık fakat bizi çok iyi kandırmışlar. Para için çıkan bir film. Para yani mani mani mani(money)! Normalde ben emek var diye yapımları pek gömmem hatta bu kadar çok gömmem ama burada öyle bir gömeceğim ki sizde bana hak vereceksiniz. Şimdi öncelikle bu film 96 dakika yani ortalama “bir buçuk saat” civarında. Kısa olmakla birlikte filmde çok kopukluklar var. Tamam görüntü iyi, efektler iyi fakat kurgu? Kurgu çöp, resmen Resident Evil “Ölümcül Deney” oyun serisine hakaret olarak çıkmış bu film. Milla Jovovich ablamız olmasa bu film izlenmeye bile değmez. Puanım 6/10, bu puanı da hak etmiyor da neyse verelim bari 😛 Dikkat Buradan Sonrası Ağır Spoiler ve Gömme İçerir!!!

Resident Evil The Final Chapter

Beşinci filmin sonunda “Washington DC” ye gitmişti bizim kahramanlarımız. Albert Wesker davet etmişti hatta. Heh işte altıncı filmin başı ise farklı bir şekilde başlıyor. “T Virüsü dünyaya nasıl ve neden yayılmış. T virüsü neden çıkartılmış” bunu anlatarak başlıyor filmimiz. Bakın buraları hoşuma gitti. Alice ‘nin küçüklüğünü falan gördük. Babasını gördük. Ortağını gördük. T virüsü aslında Alice iyileştirmek için babası tarafından bulunmuş bir ilaçmış. Fakat ilaç ‘da bazı sorunlar olduğundan 4 gün içinde bu virüs yayılmaya başlanmış ve insanlar birer zombiye dönüşmüşler. (1. filmin öncesi buralar). Yani ilk filmdeki virüs neden çıkmış neden bu kadar çabuk yayılmış anlıyoruz. Bu sahne sayesinde. Aynı zamanda bu “Red Queen” denilen k**tak ise, Alice ‘in küçüklük hali imiş 🙂 Neyse buralar güzeldi. Fazla konuşmaya gerek yok. Hoşuma gitti benim. Fakat az sonra söyleyeceklerim. İnsana bir puff / off çektiriyor.

Bu sahneden hemen sonra Washington DC sahnesine yani beşinci filmin sonuna giriş yapıyoruz. Fakat öyle düşündüğünüz gibi değil. Alice ‘i harabeler içinde dolaşırken görüyoruz ve diğer karakterler yok. Bina yıkılmış. Burada ne olduğunu ise filmin ortalarına 50. dakikalarına doğru öğreniyoruz. Meğer “Wesker” abimiz bunlara ihanet etmiş ve Alice hariç herkes ölmüş. Ulan oyundan “Leon ve Ada” gibi iki güzel kaliteli karakterleri seçmişsin. Üstelik oynayan oyuncularda role uyuyordu. Neden bunları öldürdün? Veya neden 1 film için bu kadar zahmete girdin değil mi? La en iyi iki asker ölüyor Alice ayakta şaka gibi 😀 Cidden bu sahnede lanet olsun dedim. Üstelik sahneyi de göstermiyorlar. Bina nasıl yıkıldı bunlar nasıl öldü. Sadece söz “Sadece ben hayatta kaldım” Sende geberseydi ‘n ya. Ama yok”Alice” illa yaşayacak.

Haydi bunu da geçtim. Dr. Isaacs üçüncü filmde ölmemiş miydi? Meğerse öleni klonmuş. Hatta bu filmde 2 tane daha Dr. Isaacs var. Yani biri gerçek diğeri klon olan. Üstelik filmin sonunda klon olan gerçeğini öldürüyor ve Alice kurtuluyor “ahahahahahaha” yani. Sen gel film boyunca Alice ile uğraş. Klon olduğunu öğrenince gerçeğini öldür Alice kurtar :'( Bu nasıl kurgu lan?

Şu gereksiz Claire Redfield ‘e ise tam öldü ölecek diyoruz. Yer altı sığınağı yani “Hive” patladığında içeride bu. Ulan 2 dakika sonra “I’ m Alive Bitch” tarzında giriş yapıyor. Yoh artık. Sen gel yeraltı patlarken içeride dur. Üstelik dışarıya çıkmak içinde asansör şart. İki dakika sonra “Ben hayattayım gençler” diye giriş yap sahneye?

La haydi bunuda geçelim. Zaten geçelim geçelim diye diye makale uzadı iyimi. Neyse Albert Reis sen gel seri boyunca Alice ‘i bir güzel öp, son filmdede öyle cool bir şekilde konuş, dur. Sonra git duvarın altında kal öl 😀 Ula bundada T virüsü yokmuydu? Üstelik Asıl Alice yüzünden ölüyor. Evet bizim seri boyunca Alice diye tanıdığımız kişi klonmuş 😀 Gerçeği ise 70 yaşında nene la. Nene la Nene. Neden 70 yaşında olduğu o T virüsü çıkma sahnesinde anlatılıyor. Aslında gömecek çok şey varda neyse. Yazarken yeniden moralim bozuldu. Size keyifsiz izlemeler diyorum. Çöp Çöp Çöp Çöp Çöp Çöp Çöp Çöp Çöp Çöp Çöp Çöp

Aydın Bekoğlu

Bilgisayar Programcılığı 2.sınıf öğrencisi, 21 yaşında. Bilgisayar ve Teknolojiye ilgi duyan fakat hala istediğini tam olarak başaramayan bir genç!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*